Doktorunuza Ulaşın: (0216) 340 84 24 WhatsApp - Mobil: (0544) 746 63 78

Faranjit Tedavisi – Dikkat Edilmesi Gerekenler

akut faranjit tedavisi, alerjik faranjit tedavisi

Faranjitte Dikkat Edilmesi Gerekenler ve Meslek Hastalığı Faranjit

Faranjit, Öğretmenler ders anlatırken sürekli konuşmak zorunda olduklarından; kronik faranjit, ses teli nodülü gibi hastalıklar öğretmen hastalığı olarak da adlandırılıyor.

Okullar kapalı ve kalabalık ortamlar olduğundan solunum yolu ile bulaşan hastalıkların daha kolay yayılması için uygun ortam oluşuyor, öğretmenler, kalabalık ve havasız sınıf ortamında çalıştıklarından bu hastalıklar açısından risk grubunda bulunuyor.

Teneffüs saatlerinde sınıflarda koşuşturan, oyun oynayan çocuklar ve çok fazla havalandırılmayan tozlu sınıflar nedeniyle öğrenci ve öğretmenler birçok alerjik rahatsızlıklara yakalanabiliyorlar.
Okullarda kullanılan tebeşir nedeniyle havada uçuşan tebeşir tozları ve tahta kaleminin mürekkebi gibi faktörler alerjik nezle ve faranjit için zemin oluşturabiliyor.
Okul döneminde çocuklar kadar öğretmenleri de bekleyen hastalıkları ve bu hastalıklardan korunma yollarını KBB Uzmanı Op. Dr. Coşkun Şanverdi anlattı:

- Öğretmenlerin korkulu rüyası olan faranjit nedir?
- Faranjit, boğazın orta kısmında bulunan farenks (yutak) mukozasının iltihabı demektir.
Bu iltihabi durum akut (ani gelişen) veya kronik (uzun süreli) şekilde gelişebilir.

- Her ses kısıklığı faranjit olarak tanımlanabilir mi?
- îyi bir ses oluşumu için akciğerlerin, ses tellerinin, ağız ve burun boşluklarının sağlıklı olması ve koordineli çalışabilmesi gerekmektedir. Bu yüzden ses kısıklığı bu belirttiğimiz bölgelerin
herhangi birindeki rahatsızlıklara bağlı olarak ortaya çıkabilmektedir. Akciğerlerdeki kitleler, kronik akciğer hastalıkları, verem, ses tellerindeki kitleler, ses teli felçleri, ses teli iltihapları, burun tıkanıklığına yol açan kitleler, sinüzit ve nezle gibi iltihaplı durumlar ve faranjitler (yutak iltihabı) ses kısıklığına sebep olabilirler.

- Faranjitin belirtileri nelerdir?
- Akut faranjitler; boğazda ani başlayan yanma, yutkunmakla artan ağrı, ses kısıklığı, ateş, halsizlik öksürük, kas ve eklem ağrıları, boğazda uçuk seklinde kabarcıklar, beyaz gri renkte iltihaplı dokular, boyunda şişlik ve ağız kokusu şeklinde bulgular ile kendini belli etmektedirler. Kronik faranjitler ise; daha çok boğazda takılma ve kuruma, yabancı cisim hissi, bazen yutkunmakla ağrı, gıcık tarzında öksürük veya boğazda iyileşmeyen yaralar ve şişliklere sebep olabilirler.

Faranjit akut ve kronik olarak ikiye ayrılır: Akut faranjitler genellikle grip veya nezle gibi viral enfeksiyonlar sonucu oluşmalarına rağmen, beta mikrobu, herpes mikrobu (uçuk virüsü), zona (gece yanığı), cinsel yolla bulaşan gonore (bel soğukluğu), difteri gibi daha nadir hastalıklar sonucu da oluşabilmektedir. Bu nedenle doktora başvurmadan alınacak tedaviler hastalıkların bazı bulgularının gizlenmesine sebep olup yanlış tedavilere sebebiyet verebilir.

Kronik faranjitler ise sık geçirilen üst solunum yolu enfeksiyonları sonrasında, kronik burun tıkanıklığı nedeniyle, aşırı sigara ve alkol tüketimi, kronik sinüzitlerde oluşan geniz akıntısından,
aşırı sıcak ve soğuk gıdaların sıkça tüketilmesinden, kuru ve kirli havadan, kronik diş ve diş eti enfeksiyonlarından ve sıkça yapılan tik şeklindeki boğaz temizleme alışkanlıklarından ötürü oluşabilir. Ancak bunlar dışında frengi, verem, cüzzam ve bazı kronik romatizmal hastalılar da kronik faranjite yol açabilmektedir. Kalabalık ortamlarda, yoğun klima kullanılan alanlarda çalışanlar, kirli havası olan kapalı alanlarda uzun süre çalışanlar veya sesini yoğun kullanarak işini yapanlar akut veya kronik farenjite daha fazla yakalanmaktadırlar.

Pastil Kullanmasınlar:

Hem akut hem kronik faranjitlerde öncelikle tam bir kulak burun boğaz muayenesi yapılmalı ve şikayetlere sebep olan enfeksiyon nedenine göre uygun medikal tedaviler seçilmelidir.
Özellikle hastalar bol sıvı alımı konusunda teşvik edilmelidir. Sıvı tüketimi çoğaltılmalı ve günde 2 – 2.5 litre su içilmelidir.
Bununla beraber özellikle boğazda yoğun tahriş yaratan sigara, alkol kullanımı durdurulmalı, asitli içeceklerden kaçınılması sağlanmalıdır.
Klima kullanımı havayı çok kuruttuğundan klima kullanımı azaltılmalı ve ortam havasının nemlendirilmesi önerilmelidir.
Mentollü şeker ve nefes açıcılar boğazda kuruluğa neden olacağından bu tarz pastil ve şeker kullanımı azaltılmalıdır.
Yüksek sesle konuşmamaya özen gösterilmelidir.

Leave a Reply